Çin 🇨🇳

2019'un yazında artık Dünyanın en büyük ekonomisi olan Çin halk cumhuriyetinde okumaya karar vermiştim. Ve İstanbul havaalanından hareketle İstanbul-Guangzhou(广州)seferiyle Çin halk cumhuriyeti topraklarına sonunda ayak basmıştım. İlk izlenimlerim Bu topraklarda yaşayan insanların kültürel ve sosyolojik yapısı tamamen Türkiye ve Avrupa ülkelerinden farklı olduğu yönündeydi. Guangzhou dan hareketle tren biletimi alıp Xiamen (厦门) şehrine doğru yola koyulmuştum. İnsanlar son derece sıcak kanlı ve yardımseverdiler. Tren yolculuğu sonunda artık beni bekleyen yeni hayat ve eğitim hayatım  gözlerimin tam önündeydi. Xiamen başkalarının değişiyle Çin'in Miamisi olarak adlandırılıyor. Ve aynı zamanda İzmir ile kardeş şehirdir. Üniversite yurduma yerleştikten sonra yurt arkadaşlarımla tanışmaya başladım ve onların tecrübelerini dinleyerek kendime bir yol çizdim. Okulun kampüsü devasa boyutlardaydı. Her tarafta yeşillik alanlar, ağaçlar, göller, oturma alanları ve olmazsa olmaz filmlerdede görmüş olduğumuz Çin mimarisi gözüme çarpıyordu. Daha sonra ortalığı keşfetmeye başlayınca Çinli dostlarla tanışıp kendim çevre edinmeye başladım. Çünkü eğer bir dil öğrenmek istiyorsanız o ülkenin insanıyla haşır neşir olmanız gerekiyor. Aksi takdirde dilinizde bir gelişim olamaz. Özelliklede aynı ülkeden geldiğiniz insanlarla fazla vakit geçirmemeniz lazım çünkü öğrenmiş olduğunuz dilin gelişimine negatif etki eder. Herneyse okulumun ilk günüydü sınıf arkadaşlarımla da yavaştan da olsa bir tanışma merasimi düzenledik. Filipinli, Avustralya lı, Endonezyalı kısacası her ülkeden insanlar mevcuttu. Bu sebepten dolayı çincenin yanına farklı bir dil koyabilme fırsatınız da oluyor. Ben sadece Çince ye odaklandığım için farklı dillere önem vermedim. Nede olsa önceliğim bu dili öğrenip zaman kaybetmeden bölüme başlamaktı. Okuldaki ders sistemimiz gayet harikaydı. Dinleme derslerine (听力) dinleme hocası, gramer ve konuşma(口音)derslerine de ayrı hoca giriyordu. Dersteyken yapmış olduğum en önemli şey hocanın tahtaya yazdığı yada slaytta göstermiş olduğu bilgileri not almaktı. (Eğer bunu yaparsanız Çince öğrenme gelişiminize büyük katkı sağlar). Daha sonra yurda dönünce bu not aldıklarımı ve o gün derste işlenen bilgileri çalışırdım. Cuma, cumartesi, pazar günleri okulumuz tatil idi. Bu sebepten dolayı bu süreyi genellikle çinlilerle muhabbet ederek geçirirdim. Çinlilerde görmüş olduğum en ilginç çekici olay ise bizdeki Anadolu kültüründede yer alan yedirme içirme olayının tıpa tıp aynısının Çinde de olmasıydı. Her zaman biz yabancıları en güzel şekilde ağırlar ve muhabbet ederlerdi. Tabi aylar bu şekilde geçerken final sınavı vakti gelmişti sınıfımda iyi bir derece yapıp güzel sonuçlar elde etmiştim. Ve o sırada 春节 dediğimiz bahar bayramı gelmişti bende ailemi görmeye İstanbul'a geri dönmüştüm.(Devamı yakında)

Yorumlar

Yorum Gönder